Hortum, iktidar, muhalefet!
Hasan Cemal Milliyet Gazetesi
Bazı haberler yan yana geldiğinde yoruma ihtiyaç kalmaz. Gerçek kendini olanca açıklığıyla belli eder. Neyin ne olduğu ortaya çıkar.
Haberlerin konusu hortum olayı.
Financial Times gazetesinin geçen pazartesi günkü birinci sayfasının göbeğinde çıkan Metin Münir'in dört sütunluk haberine şu başlık çekilmişti:
"Uzan ailesi 6 milyar dolarlık vurgunla suçlanıyor."
Haberin özeti:
Uzanlar'ın kendi bankalarının içini özel olarak düzenlenmiş bilgisayar programıyla boşalttıkları... Bu yolla İmar Bankası mevduatlarından uçan paranın milli gelirin yüzde 3'üne eşit olduğu... Bunun da devlet hazinesine yıkıldığı...
Halkın bankaya yatırdığı parayla kayda geçirilen mevduat arasındaki uçurumun korkunçluğu... Toplanan paranın yüzde 90'ının saklandığı, hesaplarda gösterilmeyen 5.7 milyar dolarlık mevduatın aile zimmetine geçtiği...
Bu konuda hazırlanan BDDK raporunun savcılığa gönderildiği ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluk olayında 22 kişinin suçlandığı...
Ve 1997'den beri Türkiye'de 22 özel bankaya el konduğu ve bu operasyonun maliyetinin 42 milyar dolara ulaştığı...
Haber böyle.
Devletin ve halkın sırtına yıkılan, belki de Cumhuriyet tarihinin en büyük hortumunu, hatta dünya bankacılık tarihinin ilk hayali bankacılık olayını özetliyor.
İkinci habere gelince...
Dünya Temizlik Ligi ile ilgili. Bu ligde Türkiye'nin bir yıl içinde 13 basamak inerek küme düştüğü söylenebilir. 133 ülke arasında geçen yıl 64. sıradayken, bu yıl 77. sıraya düşmüş Türkiye.
Notu 10 üzerinden 3.1...
1995'te 4.1'miş...
Ülkemizin bu yıl da sınavda çakarak 'kirlilik ligi'nde sürünmeye başlamasının nedenleri iki noktada toplanıyor:
Banka hortumlamaları...
Ve yargının çaresizliği...
Bu konudaki açıklamalar önceki gün Toplumsal Saydamlık Hareketi Derneği tarafından yapıldı. Derneğin üyesi bulunduğu Transparency International'ın her yıl hazırladığı Yolsuzluk Algılama Endeksi'nde Türkiye'nin durumu maalesef çok kötü.
Saydamlık Derneği Başkanı Erciş Kurtuluş yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin yolsuzluklarla mücadelede başarısızlığının altını çizerken, siyaset adamlarının yolsuzluk sözcüğünü ağza sakız yaptıklarını belirtmiş, ancak gereğini uzun yıllardır yerine getirmediklerinden yakınmış.
Bu açıdan Tayyip Erdoğan hükümetini de eleştiren Erciş Kurtuluş yapılması gerekenleri şu noktalarda topluyor:
(1) Milletvekillerinin yapamayacakları işlerin belirlenmesi ya da milletvekili dokunulmazlığının sınırlanması için anayasal düzenlemelerin yapılması...
(2) Siyasetin finansmanı konusunun ele alınarak siyasetteki kirlenmeye yol açan deliklerin kapatılmaya başlaması...
(3) Siyasal etik yasasının çıkması...
Elbette bu düzenlemelerin ayrılmaz bir parçasını da yargıda reform oluşturuyor. Bu reformu gerçekleştirmeden, adaletin hortumlar karşısındaki çaresizliği herhalde bitmek bilmez.
Bu görevler hükümeti bekliyor.
Hortumların kaynağında kalıcı olarak kesilebilmesi ve demokratik hukuk devletinin gerçeklik kazanması ancak bu öncelikli görevlerin yerine getirilmesiyle mümkün.
Son nokta:
Bu görevlerin yapılmasında iktidarla muhalefetin TBMM çatısı altında işbirliğine gitmeleridir doğru olan....
Hortumlar ve yolsuzluklar konusunda bazı yayınlar: Eski DSP İzmir milletvekili ve gazeteci Hakan Tartan'ın "Türkiye'de Batan Bankaların Hikayesi" isimli yeni kitabı... TÜSİAD'ın son çıkan iki raporu: Kamu Hizmetinde Etik; Devlet ve Birey Arasında Güven İlişkisi...
h.cemal@milliyet.com.tr
|