1) Yolsuzluk Tanımları:

Yolsuzluk; Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğünde kötüye kullanma, suiistimal, kuraldışı sözcükleri ile tanımlamaktadır. [vi]

Yolsuzluk için, Türkçe yazında “ yozlaşma ” ve “ bozulma ” sözcüklerinin de kullanıldığı görülmektedir. Ancak, bu sözcükler kamu yönetiminin diğer olumsuz niteliklerini de (bürokrasinin siyasallaşması, yazçizcilik gibi) kapsayan biçimde kullanılmaktadır. [vii]

Yolsuzluklar, toplumun fertlerinin refahına harcanması gereken kaynakların, bazı kişi ya da kişilere bırakılması, daha doğru bir ifadeyle, bu kişilerce çalınması anlamındadır. Başka bir ifadeyle yolsuzluk, toplumun bir kesiminin daha çok yoksullaşması anlamına gelmektedir. [viii]

Gazeteci Nedim Şener ise yolsuzluğu “ akın ilişkiler kurarak, kendisi ve yakınları için bu davranıştan bazı avantajlar sağlamaya yönelik kasıtlı ve uygunsuz olaylar da denilebilir. Yolsuzluk olayında kamu gücü kullanımın bir kişinin çıkarı için olması gerekli değildir; bir partinin, bir sınıfın, aşiretin, dostların, ailelerinin menfaati de söz konusu olabilir. Özellikle demokrasinin yerleşmediği ülkelerde yolsuzluk olayları aile veya bir sınıfın çıkarları için yapılmaktadır. Birçok ülkede ise siyasi partilerin finansmanı için ortaya çıkmaktadır ”. [ix] şeklinde tanımlamaktadır.

Dünya üzerinde 77 ülkede şubesi bulunan ve her yıl yolsuzluk endekslerini yayınlayan, merkezi Almanya'da bulunan Uluslararası Saydamlık Örgütü'ne göre yolsuzluk, “ özel çıkar sağlamak amacı ile devlet gücünün kötüye kullanılmasıdır ” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre kamu görevlilerinin rüşvet alması, zimmetine para geçirmesi devlet ihalelerinde komisyon alması yolsuzluk olarak ele alınmaktadır.

Prof. Dr. Cihan Dura yolsuzluğu “ kısaca resmi yetkinin, bireysel çıkar sağlamak amacıyla yasa dışı olarak kullanmasıdır. Dolayısıyla yolsuzluk halkı soyma amacıyla oluşturulan bir ortaklık çerçevesinde politikacılarla bürokratların işbirliği ile yapılabilecek ” bir olgu olarak tanımlamaktadır. [x]

Doç.Dr.Ümit Berkman “Yolsuzluk” terimini,” maddesel kazanç için ya da parasal olmayan özel amaçlara yönelik olarak kamusal yetkinin yasadışı kullanımını içeren davranış ve eylemlerini kapsar” şekilde tanımlamaktadır. İngilizce “corruption” sözcüğü yaklaşık olarak bu anlamdadır. Oxford English Dictionary “ corruption ” karşılığı olarak bozulma, çürüme, doğru yoldan sapma sözcüklerini kullanmaktadır. [xi]

Ümit Berkman “ Az Gelişmiş Ülkelerde Kamu Yönetiminde Yolsuzluk ve Rüşvet ” konulu çalışmasında yoksulluğun temel niteliklerini;

a) Yetki öğesi

b) Yetkinin kural dışı kullanım öğesi

c) Çıkar öğesi

olarak belirlemektedir.

Prof. Dr. Çetin Yetkin ise yolsuzluğu “ maddi özel kazanç yada maddi olmasa da özel çıkarların sağlanmasına yönelik olarak kamu yetkisinin yasalara aykırı kullanımını içeren davranış ve eylemler veya yine kişisel çıkar sağlaması amacıyla toplumsal çıkarların geri plana itilmesi kamu görevinin gereklerinin yerine getirilmemesi ” şeklinde tanımlamaktadır. [xii]

Çetin Yetkin yaptığı tanımdan hareketle yolsuzluğun unsurlarını aşağıdaki gibi sıralamıştır.

a) Kamu gücü

b) Bu gücü kullanan kişi yada kişiler

c) Gücün kötüye kullanılması

d) Özel çıkar

Ömer BOZKURT ve Turgay ERGÜN “Kamu Yönetimi Sözlüğü” isimli eserlerinde yolsuzluğu “ yolunda yapılmayan, kurala aykırı uygunsuz, usulsüz , iş ve davranışlar. Hukuksal ve sosyolojik anlamda, kamusal görev yetki ve kaynaklarının toplumsal düzeni temelini oluşturan hukuksal ve sosyal norm ve standartlara aykırı olarak özel çıkarlar için kullanılması” şeklinde tanımlamaktadırlar. [xiii]

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele 2000 isimli kitapta ise yolsuzluk “Genellikle 3 veya daha fazla kişinin bir araya gelerek bazı kamu görevlilerinin de katılımıyla Devlet Hazinesinin zarara uğratılması” olarak tanımlanmıştır. Anılan raporda ülkemizde ortaya çıkan yolsuzluk çeşitleri de aşağıda ki gibi sınıflandırılmıştır. [xiv]

a- İhale Yolsuzlukları

b- Gümrük Yolsuzlukları

c- Tarım Destekleme Yolsuzlukları

d- Vergi İade Yolsuzlukları

e- Banka Yolsuzlukları

TESEV tarafından yapılan çalışmada ise yolsuzluk “en basit tanımıyla, siyasal ve idari yolsuzluk, siyasal iktidarın ve kamu görevlilerin, kişisel yada kendilerini bağlı hissettikleri gruplara çıkar sağlamak amacıyla, erklerini görev tanımlamaları dışında kullanmalarıdır.Dolayısıyla yolsuzluk sözcüğü rüşvetten daha kapsamlıdır, rüşvet dışında da bir çok yolsuzluk biçimleri vardır.” şeklinde tanımlanmıştır. [xv]

Son yıllarda konu ile ilgili olarak bilimsel manada en kapsamlı çalışmayı yapmış olan , Prof. Dr. Çoşkun Can AKTAN yolsuzluk çeşitlerini de içine alacak şekilde, “Siyasal Yozlaşma “ kavramının tanımını yapmıştır. Siyasal Yozlaşmayı ise:”Siyasal karar alma mekanizmasında rol alan aktörlerin, özel çıkar sağlamak gayesiyle toplumdaki mevcut hukuki, dini, ahlaki ve kültürel normları ihlal edici davranış ve eylemlerde bulunmalarına, siyasal yozlaşma denilir.” Şeklinde tanımlamaktadır. [xvi] Ancak bu tanım yukarda bahsedilen çalışmada Ümit Berkman'ın belirttiği üzere, çok geniş bir kavramdır. Kaldı ki yazar da bu durumu tespit ederek, Siyasal yozlaşmanın, Yolsuzluğu da içine alan şemsiye bir kavram olduğunu belirtmiştir.

Avrupa Konseyi'nin 4 ocak 1999 tarihinde kabul ettiği “ Yolsuzlukla Mücadele Medeni Hukuk Sözleşmesi”nin 2. Maddesinde de yolsuzluğun tanımı yapılmıştır. Buna göre yolsuzluk:”Doğrudan doğruya yada dolaylı yollardan rüşvet yada yasadışı bir menfaat temin eden kişinin yürüttüğü görevlerin veya gerekli davranışların yasalara uygun bir şekilde yerine getirilmesinde sapmalara yol açan rüşvet veya başka her türlü yasadışı menfaatin talep edilmesi, teklif edilmesi,verilmesi yada kabul edilmesi anlamına gelir” şeklinde tanımlamıştır.

Bilim adamları ve kamuoyunca yolsuzluk kavramı için yapılan bazı yolsuzluk tanımları ise aşağıda verilmiştir. Buna göre yolsuzluk:

§ Para ya da mal karşılığında kamu görevlisinin ayrıcalıklı kamu işlemi yapmasıdır.

§ Kamu görevlisinin parasal ya da diğer ödüller karşılığında bu menfaati sağlayan yararına işlem yapmasıdır.

§ Kamu görevlisinin yapılmaması gereken işlemi yapmaları ya da yapmaları gereken işlemleri çabuklaştırmak karşılığı çıkar sağlamalarıdır.

§ Olan ya da olmayan kişisel kazançlar için yetkinin kötüye kullanılmasıdır.

§ Kişisel ya da siyasal kazanç amacıyla devlet yetkisinin yasadışı kullanımıdır.

§ Kamu hizmeti gören kişinin özel amaçları ya da maddesel çıkarları için normal görev davranışlarından sapmasıdır.

§ Kişisel amaçlar için kamu görevlilerinin kurallara aykırı biçimde davranışıdır.

şeklinde tanımlanmaktadır.

Görüleceği üzere tüm bu tanımlamalarda yolsuzluğun bir tarafında kamu yada devlet idaresinin değişik organlarının olduğu kabul edilmektedir. Bu tanımlar özel sektörde yaşanan yolsuzlukları kapsamamaktadır. İşletmeler şahıs işletmeleri olarak düşünüldüğünde patronların kendi işletmelerinde yolsuzluk yada usulsüzlük yapmayacağı açıktır. Ancak, günümüzde işletmeler artık şahıs işletmeleri olmaktan çıkmış, tamamen profesyonel yöneticiler tarafından idare edilen çok büyük holdingler şekline dönüşmüştür. Uluslararası sermaye evlilikleri sayesinde bazı özel teşebbüslerin gayri safi hâsılatları birçok ülkeninkinden daha yüksek boyutlara da ulaşmıştır. Görülen o ki bu şekildeki örgütlenmeler içinde yönetici konumundaki insan unsurunun yaptığı yolsuzluklarda son yıllarda azım sanmayacak boyutlara varmıştır.

Bunların yanı sıra sırf üçüncü şahısları dolandırmak amacıyla kurulan ve halk arasındaki tabiri ile “ piyasayı tokatlayıp ” kaçan çok sayıda da firma ve şahısında olduğu herkes tarafında bilinmektedir.

Ancak özel sektörde yada şahıslar arasında yaşanan yolsuzlukların failleri kolayca bulunabilmekte ve cezalandırılmaktadır. Yada özel sektör kendi iç sistemi içerisinde oluşturduğu sıkı denetim mekanizması sayesinde yolsuzluğu başlamadan önleyebilmektedir. Ayrıca, bu tür yolsuzluğun doğrudan iki tarafı bulunmaktadır. Bu nedenle olsa gerek, toplum vicdanını doğrudan değil dolaylı olarak etkilemektedir. Halbuki yukarıda tanımlarını gördüğümüz kamusal yolsuzluk türünde ki olaylar doğrudan iki tarafı değil, toplumun genelini ilgilendirmektedir. Çünkü, yaşanılan yolsuzluklarda vatandaşlarımızın tamamının ortak kullanımında olması gereken kaynaklar, siyasetçi, bürokrat ve işadamlarından oluşan çeteler vasıtasıyla belirli kişi yada grupların kullanımına tahsis edilmektedir. Bu nedenle yolsuzluğu bizde bu boyut çerçevesinde irdeleyeceğiz
n